Çocuğun ya da Kısıtlının Verdiği Zarardan Kim Sorumludur?

Komşunun çocuğu camınızı kırar, ya da çocuklar kavga edip birbirlerine zarar verirler. Vasisi olduğunuz alzheimer olan babanız durumunu belli etmeden birilerini zarara uğratır. Bu zararlardan kim sorumlu?

Tazminatta “Ev Başkanı” Kavramı

Çocuklar veya kısıtlılar üçüncü kişilere ciddi zararlar verebilirler. “Akli olarak yaptıkları fiillerin sonucunu anlamaya yeterli değiller o zaman onlara karşı dava yöneltilemez” diye düşünülecek olsaydı, zarara uğrayanlar için bu çok ağır bir durum oluştururdu. Elbette zarar görenin hakları var.

Hukuk davaları, yani tazminat bakımından, Medeni Kanunumuzun 367 ve devamındaki maddelerine göre her ailede, kanuna sözleşmeye veya örf adete göre bir “ev başkanı” olduğu kabul edilmektedir. Aile derken, illa çekirdek aile değil, kayın hısımlarının aynı evde yaşıyor olması da buna dahildir, temel kıstas aynı evde yaşamak. Ev başkanı, ev halkından olan küçüğün, kısıtlının, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan kişinin verdiği zarardan, alışılmış şekilde durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle onu gözetim altında bulundurduğunu veya bu dikkat ve özeni gösterseydi dahi zararın meydana gelmesini engelleyemeyeceğini ispat etmedikçe sorumludur. Yani eğer çocuğun ya da kısıtlının eylemi, onun ev başkanı tarafından tehlikeli veya hukuka aykırı ve zarar doğurucu şeyler yaparken ev başkanının onu bunlardan uzak tutmadığını ve kendisini bu konuda aydınlatmadığını açıkça gösteriyorsa, ev başkanı da bunun aksini ispat edemezse sorumlu tutulması kuvvetle muhtemeldir.

Anne Mi Baba Mı, Kim Bu Başkan?

Anne de olabilir baba da. Hatta vasi, yahut dede nine dahi olabilir. Belirttiğimiz gibi, kanuna, sözleşmeye ya da örf ve adete göre saptanır.

Resmi işverenlik ilişkisi olmasa da esnaflıkta çırak-usta ilişkisi, akıl hastası kişi – hastane yönetimi, yurtta kalan küçük – yurt yöneticisi ya da yatılı okul öğrencisi- okul yöneticisi ilişkisi dahi ev başkanlığı kavramı kapsamındadır.

Küçükler bakımından, evlilik birliği devam ederken velayet hem annede hem de babada olduğu için ikisi de üçüncü bir kişiye verilmiş olan zarardan müteselsilen sorumludur. Evlilik birliği devam etmiyorsa ve velayet tek bir ebeveyndeyse, işte o zaman durum tartışmalı olmakla birlikte ağırlıklı görüş velayet hakkına sahip ebeveynin tek başına ev başkanı sayılacağıdır.

Ceza Verilir mi?

Ceza davaları bakımından ise suç ve cezaların şahsi oluşu ilkedir. Kusursuz bir cezai sorumluluk düşünülemez. Hukuk mahkemesinde tazminata sebebiyet veren kusur ile ceza hukuku anlamındaki kusur faklıdır. Gerçekleşen fiil yüzünden ev başkanının doğrudan şahsen ceza alması mümkün değildir. Söz gelimi hakaretten, yaralamadan, mala zarar vermeden, cinsel tacizden, hırsızlıktan, vs ceza alamaz. Ancak dolaylı yoldan, sadece akıl hastalarının bakım ve gözetim yükümlülüğünü üzerinde bulunduran kişi (çoğunlukla vasi) ise eğer, TCK m.175"te düzenlenen ihmali suçtan yargılanabilir.

Asıl yargılanabilecek kişi küçüğün ta kendisidir. Bu da ihtimalli; küçük yani suça sürüklenen çocuk, 12 yaşından küçük ise herhangi bir cezai sorumluluğu yoktur, dolayısıyla yargılanamaz. 12-15 yaş aralığında ise, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği raporlarla incelenerek ona göre cezai sorumluluğu belirlenecektir. 15-18 yaş aralığında ise artık işlediği eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediğine bakılmayacaktır. Bu yaştaki çocukların cezai olarak sorumluluğu mevcuttur, yalnızca o eylem için kanunda belirtilen cezada yaş nedeniyle indirim yapılacaktır.

Ceza davası ve hukuk davası ayrı ayrı yürüyecektir.

Zarar, Kimin Malvarlığından Karşılanacak?

Cezai sorumluluk demek tazminat sorumluluğu demek değildir. Dolayısıyla 12 yaşından küçük çocuklar da kişilere ya da mallara verdikleri zararlar sebebiyle tazminat sorumluluğuna sahiptirler. Tazminat bir “ceza” değildir. Eğer küçüğün bir malvarlığı varsa (bir miras kalmış olabilir, vb) , zarar küçüğün malvarlığından karşılanabilir. Küçüğün haksız fiil ehliyeti olmaması demek, zararın tazmini açısından malvarlığıyla sorumlu olmayacağı anlamına gelmez. Çoğu zaman küçüklerin malvarlığı yoktur. Bir kısıtlının da malvarlığı olmayabilir. O zaman geniş anlamda bakım yükümlülüğü, gözetime muhtaç kişilerin meydana getirdikleri zararları tazmin yükümlülüğünü de kapsadığından, ev başkanının yani anne babanın malvarlığına gidilir.

Hakkaniyet, hakimin takdir yetkisinde en önemli unsurdur. Öyle ki bazen zararın tamamının tazmin edilmesi hakkaniyete uygun olmayabilir. Hakim, tespit edilen zarardan hakkaniyet indirimi yapabilir.

Çocukları Basitçe Bilgilendirelim

Kısıtlılar için gözetimi çok özenli yapmaktan başka yapılabilecek pek bir şey yok, çünkü akıl sağlığı yerinde olmayan bir kişinin öğrenme, ders alma fonksiyonları da etkilenmiştir. Ancak çocuklar öyle değil, çocuklar iyi öğrenir. Özellikle 15 yaş üstündeki çocuklar eylemlerinin hukuki sonuçlarının olduğuna dair aileleri tarafından ara sıra laf aralarında kesinlikle bilgilendirilmeli. Çocukların hatta büyüklerin de en büyük yanılgısı, yaşı küçük diye bir şey olmayacağı yönündedir. Çok şey olur. Yaralamalar, sosyal medyada ya da gerçek hayatta hakaretler, hırsızlık, hatta ve hatta yaşıtlarına karşı dahi olsa cinsel eylemler, suç teşkil eder... Benim çocuğum bilmez öyle şeyler denemez, siz kötü şeylerin de dünyada var olduğunu usülünce tanıtmazsanız çocuk çevresinden görerek bunlarla tanışır. Çoğunlukla hapis ve para cezası gibi sonuçları ya da tazminat sorumlulukları olduğunu da bilmez, deneme cesareti de sonucunu bilmemekten gelir. Örnekler vererek, korkutmadan, geleceği üzerindeki olası etkilerinin ciddiyetini anlatmak en iyisi. Yoksa cezai olarak kendisi, tazminat bakımından da ev başkanı olarak siz sorumlusunuz!

*  İSİMSİZ YORUMLAR YANITLANMAZ.

*  Değerli yorumlarınız ve sorularınız onaydan geçtikten sonra yayınlanır ve yanıtlanır. Yorumun aşağıda görünmesi ve altına yanıtın girilmesi birkaç gün sürebilir, ara sıra kontrol ediniz.

*  Önemli not: Telefonla soru yanıtlama gibi bir hizmet vermemekteyiz. Whatsapp"tan ya da sosyal medya hesaplarından da danışmanlık vermemekteyiz. Danışmanlık ücreti, doğru yorum ve emeğin karşılığıdır. Yüzyüze görüşmek için randevu alabilirsiniz. İzmir dışında iseniz, ücretli online danışmanlık hakkında sadece bilgi almak için dahi [email protected] "ye mail gönderebilirsiniz. Blog altındaki yorumlarımız genel fikir verme amaçlı olup, olaya özgü danışmanlık değildir. Birkaç defa aynı yönde yanıtlanmış sorular ile tamamiyle aynı sorular sorulduğunda yorumunuz yayınlanmaz.